Hacıbektaş'ın havasında bir ağırlık var, tarihin ve inancın iç içe geçtiği türden bir sessizlik; burada her şey biraz daha yavaş akar. Buraya gelenler genelde koşuşturmaz, sokaklarda ağır ağır yürür, meydanlarda biraz oyalanır, sonra nereye gideceğine kendiliğinden karar verir. Sen de aynısını yapabilirsin, ya da yapamıyorsan zarı elinde çevir, gelen sayı seni meydandan hangi sokağa çıkaracağını söylesin.